MEVSİM DEĞİŞİMİNDE AĞIZ SAĞLIMIZ
Dt Gizem Galın

MEVSİM DEĞİŞİMİNDE AĞIZ SAĞLIMIZ

Bu içerik 123 kez okundu.

Güzel sonbaharın gelmesiyle beraber ufak ufak kabanlar giyilmeye,botlar dolaplarda yerini almaya başladı. Havanın bir iyi bir kötü olması sebebiyle kıyafetten gezmeye; yemeklerden günlük alışkanlıklara kadar bir çok alışkanlığın yerini başka bir alışkanlığa bıraktığı günlerdeyiz…Bu güzel sonbaharı yarılarken, yazın sıcak günlerini geride bırakmış, serin havanın keyfini çıkarmaktayız. Yazlık elbiseler yerini kabanlara ve ceketlere bırakırken, serinleten soğuk içecekler de yerini içimizi ısıtan sıcak kahvelere bırakıyor.

           Yaz aylarında içeceklerin soğuk olması sebebiyle varolan hassasiyetimiz artmış, dişlerde sızlama meydana gelmiş olabilir. Her ne kadar soğuk içecekler hassasiyet nedeni gibi görünse de hassasiyet mekanizması dişlerden kaynaklıdır. Eğer dişetlerinizde veya dişlerde herhangi bir sorun yoksa, soğuk veya sıcak içecekler de hassasiyet ağrı yapmayacak, rahatsız etmeyecektir.

             Mevsim geçişlerinde hava değişimine bağlı kendini daha çok gösteren hassasiyet şikayeti, bu güzel sonbaharın tadını çıkarmamıza engel olabilir. Arkadaşlarımızla uzun bir yaz tatilinin sonunda henüz görüşmüşken, içeceğimizden bir yudum aldığımızda dişlerimizin sızlaması keyfimizi kaçırabilir. Zamanla değiştirdiğimiz diş macunu veya diş fırçası markaları da derdimize çare olamamış, soğuk veya sıcakta oluşan hassasiyetimize çözüm olamamıştır. 
Peki bu durumda ne yapmalıyız ? Öncelikle varolan durumu değerlendirebilmek ve çözüm olabilmek amacıyla mutlaka diş hekiminize görünmelisiniz.

 Diş hekiminiz eski dolgularınız varsa kanal tedavilerinizi gözden geçirecektir. Uyumsuz yapılmış veya dişlerinizi sıkmanıza bağlı olarak aşınmış dolgularınızı değiştirmek, dişlerin ve dolgu yüzeylerinin uyumsuzluğuna bağlı olarak yiyecek artığı birikimiyle oluşabilecek hassasiyetinize çözüm olabilir.

 Yenilenen dolguların veya temizlenip doldurulan çürüklerin verdiği hassasiyet geçtiğinde bile bizim yapmamız gerekenler vardır. Dolguların yüzeylerinin temizlenmesi sadece diş fırçası ve diş macunuyla mümkün olmamakta ve arayüz fırçası ve diş ipi kullanımını zorunlu kılmaktadır.   

Diş hekiminiz ağrıya veya hassasiyete neden olabilecek dolgu ve çürükleri tedavisini bitirdikten sonra, ağız içerisinde varolan diş taşları ve aşınmalara bakacaktır, Eğer ağız içerisinde diş taşı mevcut ise; bunların acilen temizliğini yapacaktır;  çünkü diş taşları dişleri sararak dişetlerinin çekilmesine neden olacak,  dişeti çekilmesi artmasıyla beraber dişlerin ağızda görünen kısımlarına nazaran daha hassas ve savunmasız olan kök kısımları açığa çıkacaktır. Yapılan araştırmalara göre Türk insanında en fazla hassasiyete neden olan durum diştaşı birikimine bağlı dişeti çekilmesi ve kök yüzeyinin açığa çıkmasıdır.

Diştaşı temizliğinin ardından dişetleri kısa süre içerisinde toparlanacak, açığa çıkmış kök yüzeylerini tekrar kapatacaktır. Fakat bu süreçte dişetlerinin eski haline geri dönebilmesi kritiktir ve sizin ara yüz fırçası ve diş ipi kullanarak bu yüzeyde birikecek artıkları uzaklaştırmanız gerekmektedir. Aksi takdirde temizlik sonra da aynı şekilde tekrar hassasiyetiniz başlayacak, sızlamayla beraber aynı rahatsızlık geri gelecektir.

 Diş hekiminiz bütün bu durumları tedavi ettikten sonra ise, hala geçmeyen hassasiyet varsa eğer, ağız kokusu muayenesi yapacaktır. Neden mi? Çünkü ağız kokusunun ağız kaynaklı bir çok sebebi olsa, ağız sağlığı tam olan bir bireyde  hala ağız kokusu şikayeti varsa bu mide kaynaklı olabilir demektir. Midemizin asit içeriğinin zaman zaman ağız çerisine gelmesine bağlı olarak dişlerde erozyon yani asite bağlı aşınmalar meydana gelmektedir. Bunun muayenesini bir miktar kendiniz yapabilirsiniz. 

 Ağız içerisinde asite bağlı aşınmaları nasıl anlarız ? Aynanın karşına geçtiğimizde özellikle üst ve alt köpek dişlerimiz arasındaki kesici dişlerimizin, dişetiyle sınırına dikkatle bakmalıyız. Özellikle burada aşınma meydana geleceği için buradaki renk değiştikleri ve yüzeyde oyulmalar bize erozyona işaret edecektir.

   Ve ağızda varolan köprü ve kaplamaların da hassasiyete neden olduğu bilinmektedir. Köprü ve kaplamaların altındaki dişlerin törpülenerek yani ufaltılarak işlemin gerçekleştirilmesi nedeniyle, işlem sonrasında hassasiyet olabilir. Bunun yanısıra kaplamalar ile dişetinin arasına giren yiyecek artıkları hassasiyete neden olabilir. İyi yapılmış ve yapıştırılmış köprü veya kaplamalarda dişeti-kaplama arasında yiyecek artığı birikimi olmayacaktır fakat arada boşluk kalması durumunda büyük olasılıkla hassasiyete neden olacaktır. 

 Bütün ihtimaller bertaraf edildikten sonra hala hassasiyet şikayetiniz varsa diş yağısına bakılmalıdır. Bazen genetik olarak veya geçmişte kullanılan ilaçlara bağlı olarak dişlerimiz yapısal olarak dayanıklı olamayabiliyor. Bu durumda diş hekiminiz size en uygun olacak tedaviyi sunmak durumundadır.

 Diş hekiminiz kontrolünde flor uygulaması yapılması, hekiminizin önereceği diş macununu ve fırçayı kullanmanız hassasiyet şikayetinizi azaltacaktır. Aksi durumlarda dişlerin uygun materyal ve metodlar doğrultusunda kaplanması gerekebilir.

Tabi bütün bunların yanında tedavilerinizi olurken, diyetinizde aşırı asitli gıda varsa eğer, bunları daha dikkatli tüketmeniz gerekecektir. Örneğin; asitli içeceklerden vazgeçemiyorsanız bile, bunu pipetle içmeniz diş yüzeyleriyle içeceğin daha az temas etmesini sağlayacak sizi rahatlatacaktır.

 Son olarak dişlerinizi gıcırdatmanız geceleri dişlerinizi sıkmanız da hassasiyet yapabilir. Dişlerimi sıkıp sıkmadığımı nasıl anlayabilirim diyorsanız da bunu şu şekilde anlayabilirsiniz: Sabahları uyandığınızda kulak ve çevresi yani çene ekleminizin olduğu bölgede ağrı varsa, gün içerisinde işinizle uğraşırken kendinizi dişlerinizi sıkarken buluyorsanız, boyun hatta alında bir ağrıyla uyanıyorsanız bu durumlar dişlerinizi sıktığınızı gösteren işaretler olabilir. 

Peki bu durumda ne yapmalıyız? Diş hekiminizin sizden ölçü alarak yaptığı, dişlerinizin üzerini örten size özel olarak yapılmış gece plağı dediğimiz aparatı kullandığınız zaman dişlerinizin üzerindeki yük birikimi azalacak, boyun ve çene eklemi çevresinde oluşan ağrılarınızda azalma olacaktır. Dolaylı olarak diş hassasiyetiniz azalabilmektedir.

 Dişlerinize hassasiyet şikayetiniz varsa mutlaka diş hekiminize görünmelisiniz, güzel sonbahar aylarını sağlıklı ve keyifli  geçirmeniz dileğimle.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman 1954 Spor - Çatalcaspor maç sonucu: 1-2
Adıyaman 1954 Spor - Çatalcaspor maç sonucu: 1-2
Tarsus İdman Yurdu - Bandırmaspor Baltok: 4-3
Tarsus İdman Yurdu - Bandırmaspor Baltok: 4-3