Çağımızda Çocuk Olmak
İpek Dalgıç

Çağımızda Çocuk Olmak

Bu içerik 99 kez okundu.

          Geçmişe yolculuk yapmak, çocukların günümüzde karşılaştıkları sorunlara ışık tutmak ve anlamak adına yapılabilecek faydalı bir etkinlik. Her bireyin kendi çocukluğuna dair hatırladığı ve o dönemde zamanın nasıl olduğu ve geçtiğine dair bir takım düşünceleri vardır. Mutlaka herkes zaman zamanda olsa kendi çocukluğuyla şuanda ki çocukların hayatları arasında bir kıyaslama yapmıştır veya yapıyordur. Çok uzak değil, yaklaşık 20 sene önce, çocuklar bütün zamanlarını dışarıda oynayarak, bisiklet binerek, spor yaparak veya kumdan kale yaparak geçirirlerdi. Geçmişte çocuklar hayal güçlerini kullanarak herhangi bir gerecin alınmasına gerek kalmaksızın veya ebeveyn gözetimi olmaksızın kendi oyunlarını kendileri yaratırlardı. Algılanan dünya doğa temelli ve basitti. Eskiden, aileler zamanlarını beraber ev işlerini yaparak geçirirlerdi ve çocukların aileleri ile her gün vakit geçirmek gibi bir beklentileri vardı. Yemek masası akşamları ailelerin bir araya gelerek yemek yedikleri ve günlerini konuştukları, yemekten sonra ise ödev ve diğer görevler için masa düzeninin değişmesi ile son bulan günlük aktivitelerden oluşmaktaydı. Şüphesiz, az önce bahsedilen değerleri koruyan ve teknolojinin kullanımını sınırlı tutabilen aileler var. Fakat büyük tabloya baktığımızda teknolojinin olumlu etkilerinden çok olumsuz etkilerinin farkına varmak çok da zor değil.

        Günümüzde aile ile yapılan etkinlikler değişti. Modern teknolojinin 21. yüzyıl üzerindeki etkisi ailenin temelini ve aileyi bir arada tutan değerlerin değişikliğe uğramasına sebep oldu. Okul, iş ve ev arasında geçen yaşamın hız ve verimlilik kazanması iletişim, bilgi ve ulaşım teknolojisi ağları sayesinde oldu. Eğlence teknolojisi (televizyon, internet, bilgisayar, video oyunları, tabletler ve cep telefonları) o kadar hızlı bir şekilde gelişme gösterdi ki, ailelerin kendi hayatlarına dair olan bu hızlı değişimin farkına varmaları güç hale geldi.  

          Günümüzün çocukları öğrenme için gerekli olan kendini kontrol etme ve dikkat süreçlerinde zorluk yaşarlarken, birtakım davranışsal problemlerinde beraberinde gelmesi sınıfta öğretmenleri ve  ebeveynleri zorlayabilen durumların oluşmasına sebep olabilmektedir. 

          Teknolojinin olumlu yönleri olduğu kadar olumsuz yönlerinin de farkında olmak, evdeki teknoloji kullanımını yakından gözlemlemek, gerektiğinde sınır getirebilmek ve uygulayabilmek yaşadığımız çağda sağlıklı ve mutlu bireyler yetiştirebilmek adına büyük önem taşımaktadır.

           İlk yıllarda çocuğun beş duyusunu birden kullanabileceği, kendi bakışlarına, sesine, gülüşüne karşılık bulabileceği bir etkileşimin içinde olması önerilmektedir. Bu da anne babanın çocukla sağlıklı bir bağ kurabilmesinden geçer. Çocuğun ebeveyn veya bakım veren kişi ile karşılıklı ilişki içinde olmaya, sarılma, dokunma gibi fiziksel ve duygusal yakınlaşmaya ihtiyacı vardır. Teknolojik aletlerde ise iletişim karşılıklı değil, tek yönlüdür.

           Bir çok anne baba bu aletleri bir öğrenme aracı olarak görerek çocukla oyun üzerinden ilişki kurmak ve keyifli vakit geçirmek yerine bu teknolojik aletlere yönelebilmektedir. Hâlbuki ilk yıllarda kurulan iyi bir ilişki, ileriki yıllarda öğrenmenin de temelini oluşturur.

            Oysa çocukla iletişim kurmak ve ona oyun üzerinden ulaşmak öğrenilebilen bir beceridir. Bu nedenle anne-baba teknolojik aletleri vermeden önce, bunun kime ve hangi amaca hizmet ettiğini iyi tespit etmeli ve bu doğrultuda teknolojik aletlerin kullanımına uygun sınırlama getirmelidir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Adıyaman 1954 Spor - Çatalcaspor maç sonucu: 1-2
Adıyaman 1954 Spor - Çatalcaspor maç sonucu: 1-2
Tarsus İdman Yurdu - Bandırmaspor Baltok: 4-3
Tarsus İdman Yurdu - Bandırmaspor Baltok: 4-3